ingilizce kelime impetuous
Impetuous ve Benzer Kelimeler Üzerine Bir Ders
A) Kelime: impetuous
Okunuş: /ɪmˈpeʧuəs/
Yaklaşık: im-PE-çu-ıs
Ana anlam
Impetuous = düşünmeden, duygularınla hareket ederek, hızlı ve dikkatsizce bir şey yapmak.
Türkçe karşılıklar:
- düşünmeden yapılan
- fevri
- atak (ama olumsuz tonda)
- tez canlı, ani ve kontrolsüz
B) Başka bir tanım:
> doing something quickly, without thinking carefully, often because of strong feelings
Bunu şöyle düşünebilirsin:
- quickly → hızlı
- without thinking carefully → etraflıca, dikkatlice düşünmeden
- because of strong feelings → güçlü duyguların (öfke, heyecan, aşk, korku) yüzünden
Türkçe açıklama:
> Impetuous: Bir şeyi duygularının etkisiyle, çabucak ve pek düşünmeden yapmak.
Genelde sonucu pek iyi olmaz, hafif olumsuz bir kelime.
C) Örnek cümlelere Türkçe anlam verelim
1. He made an impetuous decision to quit his job without a backup plan.
→ Yedek bir planı olmadan işinden ayrılma konusunda fevri bir karar verdi.
2. She sent an impetuous text and regretted it five minutes later.
→ Düşünmeden, fevri bir mesaj attı ve beş dakika sonra pişman oldu.
3. In an impetuous moment, they bought a car they couldn’t really afford.
→ Fevri bir anda, aslında karşılayamayacakları bir araba satın aldılar.
D) Benzer kelimeler arasındaki farklar
Hepsi “çok düşünmeden, çabuk hareket etmek” fikrini taşıyor ama tonları farklı:
1) Impulsive
- impulsive: anlık dürtüyle hareket eden, içinden geldiği gibi yapan.
- Türkçe: dürtüsel, ani, fevri
- Her zaman çok olumsuz değil; bazen sempatik bile olabilir.
> She’s so impulsive, she bought the dress without checking the price.
→ O kadar dürtüsel ki, fiyatına bakmadan elbiseyi aldı.
2) Rash
- rash: çok düşüncesizce, aceleci, sonunu hiç hesaba katmadan.
- Türkçe: düşüncesizce, aceleci, atak (olumsuz)
- Genelde “bu hiç akıllıca değildi” anlamı var.
> It was rash of him to drive in the storm.
→ Fırtınada araba kullanması onun için çok düşüncesizceydi.
3) Reckless
- reckless: tehlikeyi, sonucu umursamadan hareket etmek.
- Türkçe: pervasız, umursamaz, gözü kara
- Tehlike vurgusu çok güçlü; hukuk, trafik vb. konularda sık kullanılır.
> Reckless driving can cause serious accidents.
→ Pervasız (dikkatsiz/gözü kara) sürüş ciddi kazalara neden olabilir.
4) Hasty
- hasty: gereğinden fazla hızlı, aceleci, yeterince düşünmeden.
- Türkçe: aceleci, paldır küldür, düşünmeden
- Duygu şart değil; zaman baskısı da olabilir.
> Don’t make a hasty decision about your career.
→ Kariyerinle ilgili aceleci bir karar verme.
5) Peki impetuous bunların neresinde?
- Impulsive: İçinden geldi, yaptın. (Dürtü)
- Hasty: Acele ettin, zaman yoktu, çabuk karar verdin. (Hız)
- Rash: Çok düşüncesiz ve genelde “aptalca” bir karar. (Olumsuzluk)
- Reckless: Tehlikeyi umursamıyorsun. (Risk / tehlike)
- Impetuous: Özellikle duyguların seni itiyor, hızlı ve düşünmeden hareket ediyorsun. (Duygu + hız + düşüncesizlik)
D. Kendi cümlelerini kurman için kalıplar
Aşağıdaki kalıplarla pratik yapabilirsin:
- an impetuous decision to + V1
- an impetuous decision to move abroad
→ Yurtdışına taşınma konusunda fevri bir karar
- an impetuous reaction / response
- His impetuous reaction made things worse.
→ Onun fevri tepkisi işleri daha da kötüleştirdi.
- in an impetuous moment
- In an impetuous moment, I called my ex.
→ Fevri bir anda eski sevgilimi aradım.

Comments
Post a Comment
Alıştırmalarla ilgili cevaplarınızı, soru ve isteklerinizi yorum kutusuna yazabilirsiniz.